Bazı İnsanlar Neden Utanmaz?
Utanma, insanın kendisine başkalarının gözünden
bakabilmesini sağlayan güçlü bir duygudur. Birlikte yaşadığımız toplumlarda
adalet, empati ve sorumluluk duygusu kadar önemli bir işlev görür. Çünkü insan,
davranışlarının başkaları tarafından nasıl değerlendirildiğini düşündüğünde
kendisini sorgulayabilir ve gerektiğinde hatalarını düzeltmeye çalışabilir.
Ancak bazı insanlarda utanma duygusunun neden zayıf olduğu ya da hiç yokmuş
gibi göründüğü sorusunun tek bir yanıtı yoktur.
Utanma ve Suçluluk Aynı Şey Değildir
Öncelikle utanma ile suçluluğu birbirinden ayırmak
gerekir. Suçluluk duygusu, kişinin yaptığı bir davranışın yanlış olduğunu fark
etmesidir. Bu duygu, hatayı düzeltmeye ve telafi etmeye yöneltebilir.
Utanma ise daha derin bir duygudur. Suçluluk "Yanlış
bir şey yaptım" derken, utanma "Ben yanlış bir insanım" hissine
dönüşebilir. Bu nedenle bazı insanlar utanç duyduklarında bunu açıkça göstermek
yerine savunmaya geçer, inkâr eder ya da saldırgan davranabilir. Dışarıdan
bakıldığında utanmıyor gibi görünen bir kişi, aslında içten içe yoğun bir utanç
hissediyor olabilir.
Bireysel Nedenler
Bazı insanların utanmaz görünmesinin çeşitli kişisel
nedenleri vardır.
İlk neden, kişinin yaptığı davranışı yanlış olarak
görmemesidir. Bir insan yaptığı şeyi doğru, gerekli veya haklı buluyorsa utanma
duygusu ortaya çıkmaz. Çünkü insan ancak yanlış olduğunu düşündüğü şeylerden
utanır.
İkinci neden, kişinin kendisini korumak için geliştirdiği
savunma mekanizmalarıdır. İnsanlar bazen yanlışlarını kabul etmek yerine onları
yadsır, suçu başkalarına yükler veya kendilerini haklı gösterecek gerekçeler
üretirler. Bu durumda kişi utanmıyor gibi görünse de aslında utanç verici bir
durumla yüzleşmekten kaçıyordur.
Üçüncü neden ise empati ve vicdan eksikliğidir.
Utanabilmek için önce başkalarının ne hissettiğini anlayabilmek gerekir. Eğer
bir kişi başkalarının bakış açısını dikkate almıyorsa, davranışlarının onlar
üzerindeki etkisini de düşünmez. Bu durumda utanma duygusu da zayıflar.
Güç ve Çevrenin Etkisi
Utanma duygusu yalnızca kişinin iç dünyasıyla ilgili
değildir. İçinde bulunduğu çevre de büyük rol oynar.
Sürekli övülen, hiç eleştirilmeyen veya ne yaparsa yapsın
desteklenen kişiler zamanla kendilerini sorgulamayı bırakabilirler. Özellikle
güç edinmiş insanların çevresinde sıkça görülen bu durum, utanma duygusunun
toplumsal geri bildirimle ne kadar bağlantılı olduğunu gösterir.
Ayrıca kamuoyu önündeki kişiler için yanlışı kabul etmek kimi
zaman itibar kaybı anlamına gelebilir. Bu nedenle bazı insanlar utançlarını
gizlemeyi tercih ederler. Dışarıdan bakıldığında bu durum utanmazlık gibi
görünse de gerçekte bir savunma davranışı olabilir.
Kültürün Rolü
Utanma duygusu bütün insanlarda vardır; ancak her
toplumda aynı şekilde yaşanmaz.
Bazı toplumlarda insanlar daha çok kendi vicdanlarının
sesine göre hareket ederler. Bazılarında ise çevrenin ne düşüneceği daha
belirleyicidir. Bu nedenle "El alem ne der?" anlayışının güçlü olduğu
toplumlarda utanma duygusu daha çok toplumsal değerlendirmeler üzerinden biçimlenir.
Türk toplumunda da yüz, şeref ve itibar kavramları uzun
yıllardır önemli bir yer tutar. Bu nedenle insanlar çoğu zaman yalnızca
yaptıkları davranışın kendisinden değil, toplum önünde itibar kaybetmekten de
çekinirler.
Sonuç
Birisi için "Hiç utanmıyor" demek çoğu zaman
gerçeği tam olarak açıklamaz. Karşımızdaki kişi gerçekten empati yoksunu
olabilir; yaptığı davranışı yanlış görmüyor olabilir ya da aslında utanç
duyduğu halde bunu yadsıyor olabilir.
Yine de şu açıktır: Utanma duygusu, insanın kendisini
başkalarının yerine koyabilmesinin ve kendi davranışlarını sorgulayabilmesinin
önemli bir sonucudur. Bu duygunun zayıfladığı bireylerde ve toplumlarda
sorumluluk duygusu da zayıflar. Bu nedenle günlük hayatta, siyasette, medyada
ve kamusal yaşamda gördüğümüz birçok "utanmazlık" örneği yalnızca
kişisel bir ahlak meselesi değil; aynı zamanda içinde yaşanılan kültürün ve
toplumsal yapının da bir yansımasıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder