Merhametin Doğası
Merhamet konusunda zamanla şunu fark ettim: gerçekten merhametli bir insan,
koşullar ne olursa olsun kolay kolay merhametsiz davranamıyor. Ama bu iddiayı
ileri sürmeden önce, "gerçek merhamet" derken neyi kastettiğimi
netleştirmem gerekir — yoksa bu cümle, hiçbir karşı örnekle çürütülemeyen,
kendi kendini doğrulayan bir tanıma dönüşme tehlikesi taşır. Bu yüzden aşağıda
önce bir tanım ölçütü öneriyorum, sonra bu ölçüte göre gözlemlerimi
paylaşıyorum — ikisini birbirine karıştırmamaya çalışarak.
Merhamet, anlık bir duygu değil; insanın karakterine yerleşmiş kalıcı bir
eğilimdir. Aristoteles'in erdem anlayışında buna hexis denir:
tekrarlanan eylemlerle kazanılan ve kişinin karakterinde süreklilik kazanan
yönelim. Ancak Aristoteles'in kendisi de akrasia, yani irade zayıflığı
kavramıyla, erdemli bir insanın bile zaman zaman zayıf anlar yaşayabileceğini
kabul eder. Dolayısıyla hexis, mutlak bir kusursuzluk değil, baskın bir
eğilimdir. Bir insanın tek bir merhametli davranışı onu erdemli kılmadığı gibi,
tek bir zayıf anı da onu merhametsiz yapmaz. Asıl belirleyici olan, bu eğilimin
farklı koşullar altında ne kadar tutarlı biçimde ortaya çıktığıdır.
Peki bu tutarlılığı hangi ölçütle sınayabiliriz? Burada herkes için geçerli
olabilme (evrensellenebilirlik) ölçütünü öneriyorum: gerçek merhamet, belirli
bir çemberle sınırlı kalmayan, yabancıya, karşıta, dahası kişiye hiçbir çıkar
sağlamayacak birine karşı da korunabilen bir tutumdur. Bu ölçüt, Konfüçyüs
geleneğindeki ren kavramında da görülür: gerçek insanlık, yalnızca
yakınlara değil, ilişki halkasının dışındaki insana karşı da gösterilen tutumda
ortaya çıkar. Budist karuna anlayışında da şefkat, belirli bir nesneyle
sınırlı değil, tüm duyarlı varlıklara yönelen bir hal olarak tanımlanır. Bu üç
gelenek de bağımsız biçimde aynı noktada birleşir: sınırlı kaldığı sürece bu,
merhamet değil, yalnızca bağlılık ya da alışkanlıktır.
Bu tanımı bir kez kabul ettikten sonra, ampirik bir soru sorulabilir: bu
ölçüte göre kaç insan gerçekten merhametli sayılabilir? İşte burada kendi
gözlemimi paylaşıyorum — ama bunu, tanımın kendisiyle karıştırmadan söylemek
istiyorum. Tarih, çıkar ile merhameti ayırt etmemizi gerektiren birçok örnek
sunar. En acımasız yöneticilerin bile kendi ailesine, yakın çevresine ya da bir
hayvana karşı şefkat gösterdiği anlatılır. Bu davranış, yukarıdaki ölçüte
vurulduğunda, herkes için geçerli değildir; belirli bir çemberle sınırlı kalır,
o çemberin dışına taşmaz. Bunu "demek ki gerçek merhamet değilmiş"
diye bir yana savurmuyorum — tam tersine, tanımladığım ölçüte göre bu
davranışın neden eksik kaldığını gösteriyorum. Aradaki fark önemli: birincisi
çürütülemez bir savunma, ikincisi test edilebilir bir değerlendirmedir.
Hannah Arendt'in "kötülüğün sıradanlığı" kavramı da bu noktada
aydınlatıcıdır. Arendt, büyük zulümleri çoğu zaman canavarca insanlar değil,
başkasının bakış açısından düşünemeyen, bürokratik bir edilginlikle görevini
yerine getiren sıradan kişilerin işlediğini gösterir. Bu kişiler özel
yaşamlarında sevgi dolu ve nazik olabilirler. Fakat bu durum, onların herkes
için geçerli bir merhamet ilkesi edinmiş olduğunu göstermez; yalnızca
merhametin dar bir çemberde kaldığını, o çemberin dışındaki insana taşmadığını
gösterir.
Bu ölçüte göre, benim bugüne kadarki gözlemlerimde herkes için geçerli
merhamete pek rastlamadığımı söyleyebilirim. Ama bu, elbette benim gözlemim ve
önerdiğim ölçüte bağlı bir sonuçtur. Siz farklı bir ölçüt benimseyebilir ya da
farklı örneklerle karşılaşmış olabilirsiniz.
9 Temmuz 2024
Kaynakça
Arendt, H. (1963). Eichmann in Jerusalem: A report on the banality of
evil. New York, NY: Viking Press.
Aristotle. (1999). Nicomachean ethics (T. Irwin, Trans.; 2nd ed.).
Indianapolis, IN: Hackett Publishing Company. (Original work published ca. 350
B.C.E.)
Bodhi, B. (Ed. & Trans.). (2005). In the Buddha’s words: An
anthology of discourses from the Pali Canon. Boston, MA: Wisdom
Publications.
Confucius. (1999). The analects of Confucius: A philosophical
translation (R. T. Ames & H. Rosemont, Jr., Trans.). New York, NY:
Ballantine Books. (Original work published ca. 5th century B.C.E.)
Kant, I. (1998). Groundwork of the metaphysics of morals (M. Gregor,
Trans. & Ed.). Cambridge, England: Cambridge University Press. (Original
work published 1785)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder